| İsim |
Anlamı |
Cinsiyet |
A harfi ile başlayan 819 adet isim bulundu
<< Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa >>
| AKHAN |
Dürüst hakan. |
ERKEK |
| AKIMAN |
Cömert, eli açık kimse. |
ERKEK |
| AKIN |
Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip. |
ERKEK |
| AKINALP |
Akın yapan yiğit. Yiğit. |
ERKEK |
| AKINCI |
Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari. |
ERKEK |
| AKINER |
Akın yapan yiğit. Yiğit. |
ERKEK |
| AKINTAN |
Tan yeri ağarırken yapılan akın |
ERKEK |
| AKİF |
Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah'a yönelen |
ERKEK |
| AKİFE |
Sebatlı, kararlı - İbadet eden |
KIZ |
| AKİL |
Akıllı, Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş, yaptıklarının farkında olan |
ERKEK |
| AKİLE |
Akıllı, Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş, yaptıklarının farkında olan |
KIZ |
| AKİPEK |
İpek gibi kadın. |
KIZ |
| AKİS |
1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, ters, muhalif. |
KIZ |
| AKKIZ |
ak tenli kız |
KIZ |
| AKKOR |
Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan. |
KIZ |
| AKKUTLU |
Iyilik gönenç, uğur getirdiğine inanılan |
KIZ |
| AKMAN |
1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse. |
ERKEK |
| AKMANER |
1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse. |
ERKEK |
| AKMAR |
Aylar, yıldızlar. |
KIZ |
| AKMER |
Ay gibi beyaz(yüz) |
KIZ |
| AKMERİÇ |
ak, aydınlık meriç |
KIZ |
| AKMUT |
ak dilek, ak göneniş |
KIZ |
| AKMUTLU |
bütün istek ve özlemleri yerine gelmiş olan; ak gönençli |
KIZ |
| AKNUR |
Beyaz nur. |
KIZ |
| AKOL |
ak, aydınlık, temiz olasın anlamına gelen bir dilek buyruk |
KIZ |
| AKÖREN |
ak, aydınlık kent kalıntısı |
KIZ |
| AKÖZ |
Özü sözü doğru kişi, temiz kişilikli. |
ERKEK |
| AKPINAR |
Yerden kaynayıp çıkan su, kaynak, çeşme. Bir suyun çıktığı yer, su başı. Kaynak suyunun devamlı aktığı yer. |
KIZ/ERKEK |
| AKSAN |
İyi ve temiz tanınmış kimse. |
ERKEK |
|
|
| AKSEL |
Temiz, berrak akan su yada sel |
KIZ/ERKEK |
| AKSEN |
Ka.- Sen aksın, temizsin, doğru ve namuslusun. |
KIZ |
| AKSEV |
Aydınlığı sev, ışık saç |
KIZ |
| AKSEVİL |
Her zaman sevilen, beğenilen biri olma temennisi. |
KIZ |
| AKSIN |
Temiz, doğru, dürüstsün., Akip Gitmek |
KIZ/ERKEK |
| AKSOY |
Temiz soylu. |
ERKEK |
| AKSU |
1. Temiz, pırıl pırıl su gibi. 2. Nehir |
KIZ |
| AKSUN |
1. Temiz, pırıl pırıl su gibi. 2. Nehir |
ERKEK |
| AKSUNA |
Beyaz renkli yaban ördeği. |
KIZ |
| AKSUNER |
Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep'in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri. |
ERKEK |
| AKSUNGUR |
Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep'in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri. |
ERKEK |
| AKSÜYEK |
Eski Türklerde soylu anlamında kullanılırdı. |
ERKEK |
| AKŞEMSEDDİN |
Dinin güneşi. Türk din bilgini ve hekim.(Şam 1389Göynük 1459). Fatih'in hocasıdır. İstanbul'un fethinde bulundu. Ünlü sahabi komutan Ebâ Eyyub elEnsari'nin mezarını bulduğu söylenir. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. |
ERKEK |
| AKŞEMSETTİN |
Dinin güneşi. Türk din bilgini ve hekim.(Şam 1389Göynük 1459). Fatih'in hocasıdır. İstanbul'un fethinde bulundu. Ünlü sahabi komutan Ebâ Eyyub elEnsari'nin mezarını bulduğu söylenir. |
ERKEK |
| AKŞIN |
1. Az ak, akımsı.2. Derisinde, kıllarında ve gözlerinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan (insan, hay- |
KIZ/ERKEK |
| AKŞİT |
Kutlu uğurlu. 2. Ak. 3. Güneş, nur, aydınlık. |
ERKEK |
| AKTAÇ |
Beyaz taç. |
ERKEK |
| AKTAN |
Aydınlık, mehtaplı gece. |
KIZ/ERKEK |
| AKTAR |
Parlak, aydınlık sabah. |
ERKEK |
| AKTAŞ |
Mermer. |
ERKEK |
| AKTAY |
Beyaz tay. Türkler'de çok kullanılan bir isimdi. |
ERKEK |
| AKTEKİN |
Parlak, görkemli, temiz huylu yiğit. |
ERKEK |
| AKTEMÜR |
Akdemir. |
ERKEK |
| AKTOLGA |
Demir harp başlığı. Savaşçıların başlarına giydikleri demir başlık. Miğfer. |
ERKEK |
| AKTUĞ |
1. Mızrağın ucuna yapılmış ayın üstüne yapılan tüy. 2. Tuğ, tüy, fars gibi. |
ERKEK |
| AKYIL |
Temiz, güzel sene. |
KIZ/ERKEK |
| AKYILDIZ |
Akşama doğru doğan parlak yıldız. Çoban yıldızı, sabah yıldızı. |
KIZ/ERKEK |
| AKYİĞİT |
Dürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit. |
ERKEK |
| AKYOL |
Dürüst, doğru ve iyi yol. |
ERKEK |
| ALA |
Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş |
KIZ |
|
|
| ALAADDİN |
Din uğruna çalışan |
ERKEK |
| ALACAN |
Akmakta olan |
ERKEK |
| ALAGUN |
Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava. |
KIZ |
| ALAGÜL |
Çok renkli gül. |
KIZ |
| ALAGÜN |
Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava. |
KIZ |
| ALAMET |
1. İşaret, iz, nişan. 2. Remiz, sembol. 3. Belirti, emare. 4. Çok iri, şaşılacak büyüklükte(meç.). |
KIZ |
| ALANALP |
Ülke alan, fetheden, fatih. |
ERKEK |
| ALANAY |
Ülke alan, fetheden, fatih. |
ERKEK |
| ALANER |
Ülke alan, fetheden, fatih. |
ERKEK |
| ALANGOYA |
1. Altın geyik. 2. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahramanı. |
KIZ |
| ALANGU |
Altın geyik. |
ERKEK |
| ALANUR |
en aydınlık, en parıltılı, en parlak |
KIZ |
| ALAPINAR |
Yerden kaynayıp çıkan su, kaynak, çeşme. Bir suyun çıktığı yer, su başı. Kaynak suyunun devamlı aktığı yer. |
KIZ |
| ALARA |
Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, Kırmızı süs anlamında bir tamlama, Antalya'da bir nehir |
KIZ |
| ALARCIN |
Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan |
ERKEK |
| ALATAN |
Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler. |
ERKEK |
| ALATAY |
Derisinde benekler olan tay. |
ERKEK |
| ALATUĞ |
Alaca renkli tuğ |
ERKEK |
| ALAZ |
Yanan bir şeyin yayılan alevi |
ERKEK |
| ALCAN |
Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli. |
KIZ |
| ALÇİÇEK |
Kırmızı çiçek. |
KIZ |
| ALÇİN |
Kırmızı renkli küçük bir kuş türü |
ERKEK |
| ALDEMİR |
Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir |
ERKEK |
| ALDENİZ |
Kızıldeniz, al renkli deniz |
ERKEK |
| ALDOĞAN |
Al renkli doğan kuşu |
ERKEK |
| ALEDA |
Nazlı, kaprisli |
KIZ |
| ALEMDAR |
Sancak ya da bayrak taşıyan |
ERKEK |
| ALEV |
1. Ateşten ve yanıcı cisimlerden çıkan parlak, çeşitli şekillere giren gazlardan meydana gelen şeffaf dil, yalım. 2. Aşk ateşi, sevda. 3. Alımlı, cazibeli kadın. |
KIZ |
| ALEVİ |
Hz. Ali soyundan, Hz. Ali'ye hususi ilgi gösteren, ona taraftar olan. Şii mezhebinin kollarından biri. |
ERKEK |
| ALEYNA |
Arapça'da üzerimize anlamına gelen bir edat. - Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan |
KIZ |
|
| ALFAYDIN |
(bkz. Alpay). |
ERKEK |
| ALGAN |
Alan, fetheden, fatih. |
ERKEK |
| ALGIN |
1. Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. 2. Sevdalı, aşık, vurgun. 3. Hızlı akan su. 4. Renksiz, cılız, zayıf. |
ERKEK |
| ALGUHAN |
Çağatay hanlığı hükümdarı. (1266). Orta Asyayı ele geçirip Harezmden Afganistan'a kadar sınırlarını genişletti. Cengiz'in yasalarını şiddetle uyguladı. |
ERKEK |
| ALGUN |
1. Aklı alınmış. 2. Al renginde, koyu ve parlak pembe.3. Tümsek, tepe. |
KIZ |
| ALGUNE |
1. Serap. 2. Allık. |
KIZ |
| ALGÜL |
Kırmızı gül. |
KIZ |
| ALGÜN |
Kızıl gün; kızıl renkli güneş |
ERKEK |
| ALIM |
Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni |
KIZ |
| ALINAK |
Doğru, güvenilir. |
ERKEK |
| ALİ |
Yüksek, büyük |
ERKEK |